NETİZ TV
geleceğin net portalı

Tim Anderson:Suriye zafere yaklaşıyor

‘Global Research’ dergisi yazarı Prof. Dr. Tim Anderson, son makalesinde, devam eden ağır ekonomik baskılara ve akan kana rağmen Suriye hükümetinin tüm Ortadoğu’yu değiştirebilecek askeri ve stratejik bir zafere yakın olduğunu belitti.


Suriye krizine ilişkin analizleriyle tanınan Tim Anderson, son olarak “Suriye neden kazanıyor? Ortadoğu’yu dönüştürecek stratejik bir zafere doğru mu ilerleniyor?” başlıklı bir makale kaleme aldı. ABD’nin Suriye’de rejim değişikliği ve ülkeyi mezheplere göre bölme planlarının başarısız olduğunu belirten Anderson, bu başarısızlıkla, oğul George Bush tarafından ilan edilen ‘itaatkar bir yeni Ortadoğu hayalinin’ de ölümcül yara alacağını vurguladı.
‘ÜÇ KOŞUL SURİYE’Yİ ZAFERE GÖTÜRÜYOR’
Anderson’a göre Suriye’nin zaferi; mezhepsel örgütlerle mücadele eden ulusal orduya verilen halk desteği, kilit müttefiklerinden aldığı destek ve karşı safında yer alan uluslararası güçlerin parçalanmış olmasından doğan üçlü kombinasyonda gizli.
‘DİRENİŞ EKSENİ GÜÇLENDİ’
Dış politika uzmanı, makalesine şu değerlendirmelerle devam etti: “Ekonomik zorluklar şu anda da daha kötü halde ama Suriye halkının direnişini kırmadı. Hükümetin sağladığı temel gıdalar makul ve eğitim, sağlık, spor, kültür gibi hizmetler de veriliyor. Eski düşman devletler ve BM kurumları Suriye ile ilişkilerini sürdürüyor. İran ile imzalanan anlaşma sayesinde güvenlik durumunun geliştirilmesi ve diğer diplomatik adımlar da Direniş Ekseni’nin güçlendiğinin göstergesi.”
‘BATI MEDYASI GERÇEKLERİ GİZLEYİP YALAN HABER YAPIYOR’
Batı medyasını Suriye’deki krize ilişkin sürekli yalan haber yapmakla eleştiren Anderson, “NATO’nun İslamcı gruplara verdiği destek, Batı basınında gizleniyor. Bu grupların ilerlediği ilan edilirken, Suriye ordusunun savunma başarıları göz ardı ediliyor. Esasında Batı’nın arka çıktığı bu teröristler 2012’nin ortalarından bu yana gerçek bir stratejik ilerleme kaydetmedi” ifadelerini kullandı. Temmuz 2015’te gerçekleştirdiği Suriye ziyaretine ilişkin izlenimlerini aktaran uzman, ordunun, nüfusun yoğun olduğu bölgelerin yüzde 90’ını kontrol altında tuttuğunu vurgulayarak bölgedeki duruma ilişkin şu ‘üç gerçeği’ sıraladı:
‘ILIMLI MUHALİFLER HİÇBİR ZAMAN OLMADI’
“Birinci gerçek: Suriye’de hiçbir zaman ‘ılımlı muhalifler’ olmadı. Siyasi reform hareketinin yerini, 2011 yılının mart-nisan döneminde, Suudi Arabistan destekli İslami ayaklanma aldı. Krizin ilk aylarında Faruk Tugayı gibi kilit silahlı gruplar, Suudi Arabistan ile Katar tarafından desteklenen ve katliamlar gerçekleştiren, hastaneleri patlatan, soykırım sloganları kullanan, mezhepsel-etnik temizlik yapan aşırılıkçılardı. Suriyelileri şimdi bu grupların hepsini ‘IŞİD’çi’ ya da ‘paralı asker’ olarak tanımlıyor. Suriye’deki silahlı çatışma her zaman ‘otoriter ama çoğulcu ve kapsayıcı devlet’ ile ‘büyük güçler için birer proxy ordusu gibi savaşan Suudi tarzi mezhepçi İslamcılar’ arasında gerçekleşti.
‘ŞAM’A YÜKLENEN TÜM KATLİAMLARI ÇETELER YAPTI’
İkinci gerçek: Suriye ordusu tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen neredeyse her katliamın asıl sorumlusu, Batı destekli çetelerdi. Bu, Batılı ülkelerin müdahalesini sağlamak için geliştirdikleri stratejinin bir parçasıydı. Kimyasal silah iddiaları da buna dahil.
‘TERÖRİSTLER YOĞUN NÜFUSLU YERLERİ KONTROL ETMİYOR’
Üçüncü gerçek: Suriye’de büyük bölgelerde terörist varlığı bulunsa da, ne IŞİD ne de diğer silahlı gruplar ülkenin yoğun nüfuslu bölgelerini kontrol ediyor. IŞİD; Dera, İdlib ve Güney Humus’a saldırsa da Suriye’nin yoğun nüfuslu bölgeleri ordunun kontrolü altında.”
‘BİRÇOK ÜLKE ŞAM İLE İLİŞKİLERİNİ SÜRDÜRÜYOR’
Yaşanacakları fark eden bölge ülkelerinin Suriye ile ilişkilerini yeniden inşa etmeye başladığını ifade eden Tim Anderson’a göre ABD de kimyasal yalan yalanlarını sürdürmesine rağmen, Rusya ile yaşadığı anlaşmazlığın ardından 2013’ün sonlarındaki krizi tırmandırma iştahını kaybetmiş görünüyor. Aynı şekilde Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır da Şam ile diplomatik ilişkilerini normalleştiriyor. Anderson, Türkiye’nin Suriye tutumuna ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Erdoğan hükümeti, Türkiye’yi Müslüman Kardeşler bölgesinin başına yerleştirmeye çalıştı, ama müttefiklerini kaybetti. Türkiye, Suriye karşıtı ortakları ile sık sık anlaşmazlık yaşıyor ve ülke içinde de muhalefetle karşılaşıyor.” Prof. Dr. Tim Anderson makalesini şu tespitlerle noktaladı: “Suriye kazanıyor, çünkü Suriye halkı ordularına mezhepsel provokasyonlar karşısında arka çıktı. Suriye’nin zaferinin çok geniş etkileri olacak. Washington’ın Afganistan’dan Irak ve Libya’ya kadar uzanan bölgedeki ‘rejim değişikliği’ trenine bir son verecek. Savaşın neden olduğu ölümler ve sefaletin dışında, daha güçlü bir ‘Direniş Ekseni’nin ortaya çıktığını da görüyoruz.”
Kaynak:Yurt Gazetesi

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeler alın, hemen abone olun.

Yorumlar