NETİZ TV
geleceğin net portalı

'KÜRT SORUNU', 'ETNİK SORUN' GİBİ GÖZÜKEN SORUN ASLINDA TOPRAK, TARIM VE KÖYLÜLÜK SORUNUDUR

Yazar Vatan Postası
Ülkemizde toprak sorunu , burjuva demokrat anlamda olsun hâlâ çözülememiştir. Buna bağlı olarak ‘ etnik sorun ‘ kördüğüm olmuş, emperyalizmin böl-yönet politikasına hizmet ediyor…
17. ve 18. yy.larda, kapitalizmin sanayici girişkenlik ve serbest rekabetçi dönemlerinde, bu saydığımız sorunları çözmek; asıl olarak sanayi burjuvazisinin işi ve göreviydi. 19. yy.ın ikinci yarısından itibaren Avrupa’dan başlayarak emperyalizm çağına geçildi. 19. yy.ın ikinci yarısı ve 20. yy. boyunca; ‘doğu’, ‘güney’ ya da kapitalizm bakımından ‘geri’ denilen ülkelerin egemen sınıfları, emperyalizmin yerel prototipleri ve uzantıları olarak reorganize oldular. Bizimki gibi, ‘geri kalmış’ ülkelerde, artık, gelinen mevcut düzeyi daha gerici ve faşist saldırılara karşı savunmak, Demokratik Cumhuriyeti de, ulusal sanayii de kurup korumak ve geliştirmek ve de burjuvazinin ‘miras’ bıraktığı tüm diğer sorunları çözmek; ancak, başta işçi sınıfı olmak üzere, yoksul ve az topraklı köylü tabakalarının, küçük sanayici ve esnafın, yani halkın örgütlü mücadelesiyle gerçekleşebilecek bir Halk Demokratik Devriminin işidir…logo_vatan
Dünyada artık, burjuvazinin yapamadığı, en az yüz yıldır yapmaktan da (durum ve çıkarı gereği) vazgeçtiği; derebeyliğin ve geçmiş toplum kalıntılarının temizlenmesi, köylülük ve ‘ulusal azınlıklar sorunu’nun çözümü, sanayileşmenin ve teknolojik gelişimin önündeki engel ve molozların temizlenmesi görevleri, aslında burjuva kökenli bir Demokratik Devrime, fakat burjuvazinin değil, İŞÇİ SINIFININ ÖNDERLİĞİNDE ve ÖZGÜÇLÜĞÜNDE bir ‘HALK DEMOKRATİK DEVRİMİ’ne kalmıştır.
Sosyalistlerimize, demokratlarımıza, ulusalcılarımıza, halkımıza ve ülkemize ayakbağı olan sorunlar kördüğümünün ‘İp Ucu’ ve ‘Ana Halka’sı; doksan yıldır bilinen bu durum, bu çelişki, bu gerçekliktir. Yılların getirdiği bazı ayrıntılardaki nicelik değişimlere rağmen, bütün yakıcılığı ve çıplaklığıyla önümüzde duran İŞ; tarihi momenti yakalayıp görevini yerine getirecek olan, işçi sınıfı ve halk örgütlenmesini becerebilecek nicelik ve nitelikte, Demokratik Devrim Programlı PARTİyi hem Meclis’te hem de halk içinde hayata geçirmektir. Bizimki gibi, Sosyaldemokrasi’nin kısa vadede bile iflasa mahkum olduğu ‘geri kalmış’ ülkelerde, bugün, böyle bir halk partisi; belki her zamankinden daha çok toplumsal bir ihtiyaç ve umut. Falanca grubun ya da filanca kişinin istek veya dileklerinden bağımsız, bir ideolojik tercih ve eğilim olmaktan uzak; zaruri, objektif, bilimsel bir gereklilik bu…
Gerek genel olarak tüm halkımızın işsizlik ve pahalılık cehenneminden kurtulamayışında, gerek özel olarak Kürt halkımızın (ayrıca ‘payına düşen’) kan ve ateş çemberinde yakılmasında; hepimizin derece derece sorumluluğu var. Toplumsal sorunlarımızı; sadece yerel yönetimler ve parlamento platformunda reformist bir ajitasyon ve propagandayla ya da dar fraksiyoncu, ‘barikatçı’ tepişmelerle, ‘etnik-milliyetçi’ örgütlenmelerle halledemeyiz. Unutmamalıyız ki, örgütlü halk inisiyatifinin olmadığı bir demokrasi ve cumhuriyet yoktur ve ‘ULUSAL SORUN’ aslında bir ‘ TOPRAK , TARIM VE KÖYLÜLÜK SORUNU’dur…inisiyatifinin olmadığı bir demokrasi ve cumhuriyet yoktur ve ‘ULUSAL SORUN’ aslında bir ‘TOPRAK, TARIM VE KÖYLÜLÜK SORUNU’dur..

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeler alın, hemen abone olun.

Yorumlar