NETİZ TV
geleceğin net portalı

BOLİVYA’DA MORALES, VENEZÜELLA’DA DA CHAVEZ ABD BÜYÜKELÇİLERİNİ ÜLKELERİNDEN KOVDULAR

Yazar latinbilgi.net

Bolivya devlet başkanı Evo Morales, ülkenin içişlerine karıştığı ve ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışan ayrılıkçı valilere maddi ve kişisel destek sunduğu gerekçesiyle, ABD’nin Bolivya Büyükelçisi Philip Goldberg’in derhal ülkeyi terk etmesini istedi. ABD hükümeti de bu karara misilleme olarak Bolivya’nın ABD Büyükelçisi’ni sınır dışı etme kararı aldı…


Bolivya devlet başkanı Evo Morales’in ABD’nin Bolivya Büyükelçisi Philip Goldberg’e, ülkenin içişlerine karıştığı ve ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışan ayrılıkçı valilere maddi ve kişisel destek sunduğu gerekçesiyle derhal ülkeyi terk etmesi çağrısında bulunmasının ardından Morales’e ilk destek Venezüella devlet başkanı Hugo Chavez’den geldi…

Konu ile ilgili diğer haberler için tıklayın…

Bolivya devlet başkanı Evo Morales, ülkenin içişlerine karıştığı ve ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışan ayrılıkçı valilere maddi ve kişisel destek sunduğu gerekçesiyle, ABD’nin Bolivya Büyükelçisi Philip Goldberg’in derhal ülkeyi terk etmesini istedi. ABD hükümeti de bu karara misilleme olarak Bolivya’nın ABD Büyükelçisi’ni sınır dışı etme kararı aldı.

Hatırlanacağı üzere Bolivya devlet başkanı Evo Morales, bundan daha üç hafta önce elinde muhalefetin, ABD ve ordudan bazı subaylarla işbirliği içinde bir darbe hazırlığı içerisinde olduğuna yönelik istihbaratların ve kanıtların bulunduğunu açıklamıştı. Morales ayrılıkçı Santa Cruz valisi Ruben Costas’ın ülkenin silahlı kuvvetlerine ve polisine paralel güçler yaratmaya çalıştığına dikkat çekerek, “ülkenin ABD destekli bir planla iç savaşa sürüklenmesine izin vermeyiz” demişti.

Hatırlanacağı üzere Morales’in ülkenin yeraltı zenginliklerini ve temel kamusal hizmetleri yeniden kamulaştırma politikaları karşısında ABD yanlısı oligarşinin güçlü olduğu doğalgaz zengini doğu eyaletlerinde ayrılıkçı faaliyetler yükselmiş ve eyalet yönetimleri doğalgaz zenginliklerini diğer eyaletlerle paylaşmamak için ayrılık referandumları düzenlemişti. Bunun üzerine Morales yönetimi de Devlet Başkanı ve Başkan Yardımcısı ile tüm eyalet valilerini içeren bir geri çağırma referandumu ile sağ muhalefete karşı hodri meydan demişti.

Referandum sonucunda ise Morales, %67 gibi çok yüksek bir oy oranına ulaşarak liderliğinin ve hükümetinin devamına ilişkin referandumda zaferini ilan etmiş ve halk nezdindeki meşruluğunu bir kez daha kanıtlamıştı.

Göreve gelmeden önce yürüttüğü seçim stratejisinde ülkedeki diğer sosyalist örgütlenmeler ve aydınların, Lula benzeri merkez-sol bir çizgide ilerleyeceği yönünde tahminler yürüttüğü Morales, toplumsal hareketler sokaktan çekilmedikçe ve kendisini sıkıştıran oligarşi karşısında beklenenden daha sol bir çizgide ilerledi. Morales son dönemde ayakta kalabilmesini aynı zamanda halk desteğinin devam etmesini sağlayan sosyal programlara borçlu.


Bolivya devlet başkanı Evo Morales’in ABD’nin Bolivya Büyükelçisi Philip Goldberg’e, ülkenin içişlerine karıştığı ve ülkeyi istikrarsızlaştırmaya çalışan ayrılıkçı valilere maddi ve kişisel destek sunduğu gerekçesiyle derhal ülkeyi terk etmesi çağrısında bulunmasının ardından Morales’e ilk destek Venezüella devlet başkanı Hugo Chavez’den geldi.

Hugo Chavez, ABD’nin Venezüella Büyükelçiliğindeki görevlilerin 72 saat içinde ülkeyi terk etmesini istedi. ABD’nin başta Venezüella, Bolivya, Küba ve Ekvador olmak üzere kıta devletlerinin istikrarsızlaştırmaya çalıştığına dikkat çeken Chavez, “aynen Bolivya’daki gibi Venezüella’da da bir darbe planlıyorlar. Elimizde planları var” sözlerini sarf etti.

“Bütün bu planları yenilgiye uğratmalıyız. Bir darbe yapmayı hedefleyen, sivil savunma komutasını, donanmayı, kara kuvvetlerini ele geçirmeyi hedefleyen ya da bir uçağı imha etmeyi içeren planlar bunlar. Hepsinin etkisiz hale getirilmesi şart. Halkın sakin olmasını istiyorum çünkü bu planları etkisiz kılmak üzere harekete geçmiş durumdayız” diyen Chavez durumun kontrol altında olduğunu belirtti.

Öte yandan darbe planlarına ilişkin birçok subayın sorgulanmakta olduğunu da iddia eden Chavez, “şu anda askeri istihbarat karargâhında bazı muvazzaf ve emekli subayları sorguluyoruz. Cadı avı başlatmak istemiyoruz, sadece bize planları açıklamalarını istiyoruz. Görevden alınması gerekenler hakkında bu işlem derhal yapılacaktır” dedi.

Bütün bu diplomatik gelgitin Rusya uçaklarının bir ortak tatbikatta yer almak üzere Venezüella’da bulunduğu sırada meydana gelmesi de beraberinde birçok soru işaretini getiriyor. Bolivya ve Venezüella’nın ABD’ye diplomatik bir rest çekmeleriyle eş zamanlı biçimde Rusya’nın sembolik de olsa bölgede silahlı gücünün bulundurulması, bazı uzmanlar tarafından Rusya’nın Latin Amerika’ya stratejik destek vermeye başladığına işaret olarak sayılıyor.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeler alın, hemen abone olun.

Yorumlar