NETİZ TV
geleceğin net portalı

Bize bir şey kalmıyor; çocukları bize kalıyor!

cocuklar+bize+kaliyorSöyleşi : Abdullah Aysu Karabasan

Karahisar Köyü, Keşan’a bağlı. Verimli arazilere sahip bir köy Karahisar. Köylülerin çoğunluğu hala köyde yaşıyor. Geçimini köyde sağlıyor. Çiftçilik onlar için her şey. Toprak onların yaşamı için vazgeçilmez. Bitkisel üretim, hayvan yetiştiriciliği ile ilgili olarak Karahisar Köy’ünde çiftçi Ahmet Gök ile konuştuk. Aynı köyde toprak toplulaştırması da yapılmış, onu da bize değerlendirdi. Keyifli okumalar…

Sizi tanıyabilir miyiz?

Adım Ahmet Gök. Çiftçiyim. Edirne/ Keşan’a bağlı Karahisar Köyü’nde çiftçilik yapıyorum. Çeltik, ayçiçek ve buğday üretiyorum.

Bize bir şey kalmıyor; çocukları bize kalıyor!”

Hayvan var mı?

Hayvan da yetiştiriyorum. 13 hayvanım (ineğim) var, siyah beyaz alaca cinsinden.

İneklerinizin süt verimi nasıl?

İnek başına ilk 3-4 ayda 20-25 kilo süt alıyoruz. Sonraki aylarda inek başı süt miktarı 15-20 kiloya düşer. İneği bir laktasyon dönemi sağarız.

Sahibi olduğunuz 13 ineğe aylık kadar ne kadar yem veriyorsunuz?

Yaklaşık 3 ton yem veriyorum.

Peki, bu ineklerinde ne kadar süt alıyorsun bir ayda?

Bu ay 1970 lira süt parası aldım. O da yeme gidiyor.

Bir laktasyon döneminde ortalama ne kadar yem alıp ne kadar süt satıyorsunuz. Kazancınız ne?

Bize pek bir şey kaldığı yok, “bir dana kalıyor”. Hayvanlar kendine bakıyor, çocukları bize kalıyor. Kendilerini idare ediyorlar, bize bir şey kalmıyor.

Yemi nereden alıyorsunuz?

Yemi, Yağlı Tohumlar’ın, (TRAKYABİRLİK), fabrikadan alıyoruz.

Yemi yıllık mı, günlük mü, aylık mı alıyorsunuz?

Daha çok ay ay alıyorum. Diğer komşular yıllık alıyor. Kredi ile de alınıyor. Yağlı Tohumların yem fabrikası büyük fabrika…

Sütü kime satıyorsunuz, kim alıyor?

Sütü Danone, Danone de el değiştirdi. Şimdi Danone’nin geçtiği firmaya satıyoruz.

Sütü satarken pazarlık yapabiliyor musunuz?

Hayır. Pazarlık edemiyoruz. Süt birliği başkanı dahi pazarlı edemiyor. O da belirleme de etkili olmuyor. Yukarıdan, bakanlıktan belirliyor.

Demokratik değil özetle. Pazarlık hakkı yok, öyle mi?

Evet.

Girdi fiyatlarını tutabilene aşk olsun!”

Gelelim bitkisel üretiminize. Kaç dönüp araziniz var? Arazinde ne ekip ne biçiyorsun?

Toplam 70 dönüm arazimiz var. Yaklaşık 40 dönümünde çeltik, gerisini de münavebeli biçimde ayçiçek ve buğday üretiyoruz.

Ayçiçeği kime satıyorsunuz?

Ayçiçeğini Yağlı Tohumlar için sözleşmeli üretiyoruz. Onlarla da pazarlık yapamıyoruz. Fiyatı onlar tek taraflı belirliyor, biz taraf olamıyoruz, bizsiz belirleniyor.

Ayçiçeğinde kabaca 5 yıllık fiyat dengesi nasıl oluştu? 5 senede ne kadar arttı?

3 sene önce bir fiyat artışı oldu, ondan sonra hep düştü. 800-900-1000-1100-1200 oranında gitti. Artış ortalaması yüzde on civarında. Oysa üretim girdileri almış başını gidiyor. Tutulamıyor.

Ayçiçeğinde toprağa ne gübresi kullanıyorsunuz?

Toprak gübresi atıyoruz (fosfat), Şeker (azot) atanlar da var. Ben atmıyorum. Faydası yok çünkü.

Gübre, mazot, ilaç, tohum ne oranda arttı?

Çok fazla arttı. Onların fiyatını tutabilene aşk olsun.

Buğday’da fiyatlar nasıl oldu?

Buğday fiyatları yerinde saydı. Tohum, ilaç, gübre ve mazot fiyatları çok arttı. Bu sene ofis (TMO) 800 liraya aldı. Tüccara 670 liraya verdik. Çünkü TMO piyasayı regüle edecek kadar almadığından piyasa tüccarın belirlemesine kalıyor.

Peki, buğdayda hangi gübreleri kullanıyorsunuz, dekara ne kadar veriyorsunuz?

Buğdaya 20 kilo toprak (fosfat) atıyoruz gübre olarak. 25 kilo da üre, (dekar için) saçıyoruz.

İlaç atıyor musunuz?

Evet atıyoruz. Üç sefer ayrı ayrı ilaç atıyoruz. Ota ayrı ilaç atıyoruz, mantara ayrı atıyoruz. Bir de pas ilacı atıyoruz. Yaklaşık ilaç masrafımız dekara her ilaç için 5 liradan 15 lira oluyor.

Mazot’ta durum nasıl?

1 dekarın biçime gelene kadarki masrafı yaklaşık 4 litre mazot oluyor. Sürüm ve ekim, ilaç atma vs. için.

Dekara ne kadar buğday tohumu veriliyor? Tohumun kg ne kadar?

Dekara 22-23 kg buğday atıyoruz. Tohumun kg fiyatı geçen yıl 1,5 liraydı. Ama biz tohumu kendimizde bırakıyoruz. Ayırıyoruz, ekiyoruz. Toprağı çok olanlar toprağın bir parçasını ayırıyor. Tohumunu yetiştiriyor, yetiştirdiğini kullanıyor.

Arazi toplulaştırma hazineye toprak kazandırmak için yapılıyor!”

– Köyünüzde toplulaştırma yapıldığını biliyoruz. Yapılmadan önce araziniz kaç parçaydı?

Ufak ufaktı, 9 parçaydı.

-Toplulaştırmadan sonra kaç parça oldu?

Arazimiz 9 parçadan 4 parçaya indi.

Arazilerin 4 parçaya inmesinden memnun musun? İşinizi kolaylaştırdı mı?

Arazimiz dört parçaya inerken arazi miktarımız da azaldı. Arazimizin bir bölümü gitti. 10 dönüm 700 metre arazimi toplulaştırıyoruz diye 7 dönüm 560 metre bıraktılar. Hakkımız, geçimimiz toprağımız gasp edildi.

Toprağınız niye azaldı peki?

Toprağımızın bir bölümü yollara, bir bölümü hazineye aktarıldı. Devlete gitti.

Köyünüzde toplulaştırma ile birlikte ne kadar arazi yaklaşık hazineye geçti?

Toplulaştırma sonrası genel olarak yaklaşık 200 dönümün üzerinde arazi hazineye geçti. Devletin oldu.

Senin arazilerin ne kadarı kıraçta ne kadarı suludaydı?

Sulu alandaki arazi miktarım 41 dönüm. Kıraçtaki arazim 29 dönümdü.

Peki şimdi?

Sulu: 35 dönüm kaldı, 6 dönümü hazineye gitti. Kıraçtaki arazimi hemen hemen aynısını verdiler. Kıraçtakinden hazineye çok az verdiler. Onun yaklaşık 1 dönümü hazineye geçti.

Toplulaştırma sonrası arazi değerinde artış oldu mu?

Hayır olmadı. Eskisi gibi. Aşağı yukarı herkes için böyle. Herkesten hazine veya yol kesildi. Kimisinden az kimisinden çok.

Hazineye geçişteki ölçü ne?

Toprak analizine göre hazineye kesiyorlar. Gelip topraktan numune alıp ölçüyorlar. Verimliliği ve kalitesini belirliyorlar ve ona göre kesiyorlar. Kesimleri verimli topraklardan yapıyorlar. Kesimi yapılan araziler devlete, hazineye kalıyor.

Kalan hazineleri kim işletiyor?

Devlet kiraya vermedi henüz. Eskisi gibi işleyenler de var, işlemeyenler de var. İşlenmemesi yönünde bir uyarı var. “Başın ağrır, mahkemelik olursunuz” diyorlar. Topraklar hazinenin malı olduğu için bir gün bir şekilde işleyenlere devletten borç faturası gönderilme ihtimali var.

Toplulaştırmanın yapılması mı iyi, yapılmasaydı mı daha iyi olurdu?

Yapılmasa daha iyi olurdu.

Hükümet, toplulaştırmayı şöyle anlatıyor: “Aaposoportajraziler çok parçalı, bir araya getirip emek ve iş gücü maliyetini düşürüyoruz, tarlaların sınırı kalktığı için de arazi ölçeği büyüyor, arazi miktarı artıyor” diyorlar. Bu konuda ne diyeceksiniz?

Öyle bir şey yok, tarlaların sınırı kalktı, ama bizim tarlaların alanı küçüldü. Sınırla arazi artacak derken yapılan yollarla arazi gitmiş oldu. Sınırın kalkmasından araziye bir büyüme katkısı olmadı. Küçülme oldu. Elimizdeki arazileri devlet hazineye aktardı. İlerde o bizim arazileri devlet yine bize geri mi satar, başkalarına mı satar, ihale mi açar, bilmiyoruz. Olan bizim tarlalara oldu. Geçimlik topraklarımız elimizden gitti.

Köydeki genel memnuniyet durumu nasıl?

İyi düşen yerlerden memnun olanlar var, kaybı olmayanlar memnun; iyi düşmeyen, kaybı olanlar mutsuz. Bir kaç kişi mutlu, diğerleri mutsuz.

Teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkür ederim.

Kaynak: karasaban.net

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeler alın, hemen abone olun.

Yorumlar