NETİZ TV
geleceğin net portalı

1919'LARDAN GÜNÜMÜZE HALKÇILIK PROGRAMI VE ANAYASA TARTIŞMALARI (4)

TEŞKİLATI ESASİYE KANUNU (20 OCAK 1921)Kanun No: 85
Madde 1- Hakimiyet, bilâ kaydû şart milletindir. İdare usûlü, halkın mekadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir (dayanır).

Madde 2- İcra kudreti, teşri selahiyeti; milletin yegane ve hakiki mümessili (temsilcisi) olan Büyük Millet Meclisi’nde tecelli ve temerküz eder (toplanır).
Madde 3- Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur ve hükümeti “Büyük Millet Meclisi Hükümeti” ünvanını taşır.
Madde 4- Büyük Millet Meclisi, vilayetler halkınca müntehap (seçilmiş) azadan mürekkeptir (üyelerden oluşur).
Madde 5- Büyük Millet Meclisi’nin intihabı iki senede bir kere icra olunur. İntihap olunan azanın azalık müddeti iki seneden ibaret olup fakat tekrar intihap olunmak caizdir. Sabık (eski) heyet, lâhik (yeni) heyetin içtimaına (toplanmasına) kadar vazifeye devam eder. Yeni intihabat icrasına imkan görülmediği takdirde içtima devresinin yalnız bir sene temdidi (uzatılması) caizdir. Büyük Millet Meclisi azasının herbiri kendini intihap eden vilayetin ayrıca vekili olmayıp umum milletin vekilidir.
Madde 6- Büyük Millet Meclisi’nin heyeti umumiyesi teşrini sani iptidasında (Kasım ayı başında) davetsiz içtima eder.
Madde 7- Ahkâmı şer’iyenin tenfizi (anayasal hükümleri yerine getirmek) umum kavaninin vazı (yasa çıkarma), tadili (değişikliği), feshi (yürürlükten kaldırılması), ve muahede (anlaşma) ve sulh akti (barış imzalama) ve vatan müdafaası ilanı gibi hukuku esasiye Büyük Millet Meclisi’ne aittir. Kavanin ve nizamat (Kanunlar ve yönetmelikler) tanziminde muamelatı nasa erfak ve ihtiyacatı zamana evkaf (insancıl tolerans ve zamanın gereklerine göre) ahkamı fıkhiye ve hukukiye (bilimsel ve hukuka uygun hükümler) ile adap ve muamelat (eğitim ve pratik iş) esas ittihaz kılınır (temel alınır). Heyeti Vekilenin (Bakanlar Kurulu’nun) vazife ve mesuliyeti kanunu mahsus ile tayin edilir.
Madde 8- Büyük Millet Meclisi, hükümetinin inkısam eylediği (belirleyip bölümlediği) devairi  (daireleri), kanunu mahsus mucibince (özel yasayla), seçilmiş olmak kaydıyla, vekiller vasıtası ile idare eder. Meclis, icrai hususat için vekillere veche tayin ve ledelhace bunları tebdil eyler (çalışma yönetmelikleri için bakanlara alan belirler ve gerektiğinde bunları değiştirir).
Madde 9- Büyük Millet Meclisi Heyeti Umumiyesi tarafından intihap olunan reis, bir intihap devresi zarfında Büyük Millet Meclisi Reisidir. Bu sıfatla Meclis namına imza vazına ve Heyeti Vekile mukarreratını (Bakanlar Kurulu kararlarını) tasdike selahiyettardır. İcra Vekilleri Heyeti, içlerinden birini kendilerine reis intihap ederler. Ancak Büyük Millet Meclisi Reisi, Vekiller Heyetinin de (yürütmenin de) reisi tabiisidir (doğal başıdır).
İdare
Madde 10- Türkiye, coğrafi vaziyet ve iktisadi münasebet noktai nazarından vilayetlere, vilayetler kazalara münkasım (bölünmüş) olup kazalar da nahiyelerden terekküp eder.
Vilayet
Madde 11- Vilayet, mahalli umurda (yerel işlerde) manevi şahsiyeti ve muhtariyeti haizdir. Harici ve dahili siyaset, şer’i, adli ve askeri umur, beynelmilel iktisadi münasebat ve hükümetin umumi tekalifi ile menafii (genel vergileri ile çıkarları) birden ziyade vilâyata şamil hususat müstesna olmak üzere Büyük Millet Meclisi’nce vaz edilecek kavanin mucibince (yapılacak yasalara göre) Evkaf (vakıf), Medaris (medreseler), Maarif (eğitim-öğrenim), Sıhhiye, İktisat, Ziraat, Nafıa (bayındırlık) ve Muaveneti içtimaiye (sosyal yardım) işlerinin tanzim ve idaresi vilayet şûralarının (konseylerinin) selahiyeti dahilindedir.
Madde 12- Vilayet Şûraları, vilayetler halkınca müntehap (seçilmiş) azadan mürekkeptir. Vilayet Şûralarının içtima devresi iki senedir. İçtima Müddeti senede iki aydır.
Madde 13- Vilayet Şûrası, azası meyanında icra amiri olacak bir reis ile muhtelif şuabatı (şubeleri) idareye memur azadan teşekkül etmek üzere bir idare heyeti intihap eder. İcra selahiyeti, daimi olan bu heyete aittir.
Madde 14- Vilayette, Büyük Millet Meclisi’nin vekili ve mümessili olmak üzere vali bulunur. Vali, Büyük Millet Meclisi Hükümeti tarafından tayin olunup vazifesi devletin umumi ve müşterek vazaifini rüyet etmektir. Vali yalnız, devletin umumi vazaifi ile mahalli vazaif arasında tearuz vukuunda (çelişki-karışıklık olması halinde) müdahale eder.
Kaza
Madde 15- Kaza yalnız idari ve inzibati cüzû olup manive şahsiyeti haiz değildir. İdaresi Büyük Millet Meclisi Hükümeti tarafından tansup ve valinin emri altında bir kaymakama mevdudur.
Nahiye
Madde 16- Nahiye hususi hayatında muhtariyeti haiz bir manevi şahsiyettir.
Madde 17- Nahiyenin bir şûrası, bir idare heyeti ve bir de müdürü vardır.
Madde 18- Nahiye şûrası, nahiye halkınca doğrudan doğruya müntehap azadan terekküp eder.
Madde 19- İdadere heyeti ve nahiye müdürü, nahiye şûrası tarafından intihap olunur.
Madde 20- Nahiye şûrası ve idare heyeti kazai, iktisadi ve mali salahiyeti haiz olup, bunların derecatı, kavanini mahsusa ile tayin olunur.
Madde 21- Nahiye bir veya bir kaç köyden mürekkep olduğu gibi bir kasaba da bir nahiyedir.
Umumi Müfettişlik
Madde 22- Vilayetler iktisadi ve içtimai münasebetleri itibariyle birleştirilerek umumi müfettişlik kıtaları vücuda getirilir.
Madde 23- Umumi müfettişlik mıntıkalarının umumi surette asayişinin temini ve umum devair muamelatının teftişi, umumi müfettişlik mıntıkasındaki vilayetlerin müşterek işlerinde ahengin tanzimi vazifesi Umumi Müfettişlere mevdudur. Umumi Müfettişler devletin umumi vazaifile mahalli idarelere ait vazaif ve mukarreratı daimi surette murakabe ederler.
Maddei Münferide
İşbu kanun tarihi neşrinden itibaren meri olur. Ancak elyevm münakit (bugün resmen oluşmuş) Büyük Millet Meclisi 5 Eylül 1336 tarihli Nisabı Müzakere Kanunu’nun birinci maddesinde gösterildiği üzere gayesinin husulüne kadar müstemirren müctemi bulunacağı cihetle işbu Teşkilatı Esasiye Kanunundaki 4’üncü, 5’inci, 6’ncı maddeler gayenin husulüne elyevm mevcut Büyük Millet Meclisi adedi mürettibinin sülüsanı ekseriyetle karar verildiği takdirde ancak yeni intihabdan itibaren meriyül icra olacaktır.
Görüldüğü gibi; toplumsal örgütlenmeyi yasal ilkelere bağlayan ve illerin yönetim biçimini demokratik biçimde düzenleyen 1921 Anayasası, padişahlığı açıkça yıkmıyor. 7. Madde’den, halen şeriatın yürürlükte olduğu, laik bir hukuk devletine henüz geçilmediği anlaşılıyor. Hatta “Maddei Münferide” ile “Nisab-ı Müzakere Kanunu”ndaki amaca gönderme yapıyor. Ancak, bu anayasa ile, çok önemli bir ilke olan ulusal eğemenlik ilkesi Türkiye tarihinde ilk kez bir hukuk kuralı olmuştur. 1921 Anayasası’nın dayandığı temel amaç; halkı örgütlemek ve bir “halk hükümeti” kurmaktır. Bunun için; illerdeki ve bucaklardaki yönetimin seçimle işbaşına gelen “şûra”lara (yönetici meclislere) bırakılmasını, eğitim, sağlık, ekonomi, bayındırlık, sosyal yardım gibi işlerin “şûra”lara devredilmesini öngörmektedir.
Ancak, bu ve benzeri çalışmalarla demokratik bir cumhuriyet yaratma çabaları, Kurtuluş Savaşı’nın “tozu dumanı” içinde ikinci derecede kalmış, hiçbir zaman içtenlikle uygulamaya alınmamış, daha sonra da unutulup gitmiştir.
Kimi tarihçi ve bilim adamlarının, o günleri, nostalji ve gözyaşı ile anmaları, cenaze merasiminden öte bir anlam ifade etmemektedir. Ekonomik ve sosyal olarak bir türlü KURTULAMAYIŞIMIZIN, aydın-halk kopukluğumuzun, her türlü gerilik ve gericiliğimizin temel nedenleri buradadır.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeler alın, hemen abone olun.

Yorumlar